Gölgedeki Avcılar: Hitler’e Kurulan Tuzaklar ve "Şeytanın Şansı"

 


Gölgedeki Avcılar: Hitler’e Kurulan Tuzaklar ve "Şeytanın Şansı"

Adolf Hitler, Üçüncü Reich’ın zirvesindeyken kendisini sarsılmaz bir lider olarak görse de, aslında etrafı görünmez bir düşman çemberiyle sarılıydı. Kaynaklara göre Hitler, iktidara yükselmeden önce bile ölümle burun buruna gelmişti; 1921 Kasım'ında bir birahane kavgasında kurşunlar havada uçuşurken, o sadece şans eseri yara almadan kurtulmuştu. Ancak bu, hayatı boyunca peşini bırakmayacak olan suikast girişimleri silsilesinin sadece başlangıcıydı.

Hitler, kendisine yönelik tehditlerin farkındaydı ve bu yüzden paronoyakça güvenlik önlemleri alıyordu. Programını sürekli değiştiriyor, halkla buluşacağı saatleri son dakikada iptal ediyor veya güzergahını gizli tutuyordu. Hatta yediklerini kontrol eden özel tadımcıları bile vardı. Ancak tüm bu önlemler, kararlı suikastçıları durdurmaya yetmiyordu. 1938 yılında Maurice Bavaud adında bir genç, Münih sokaklarında Hitler’i tabancasıyla vurmak için beklemiş ancak kalabalık ve "Heil Hitler" selamı veren kollar görüş açısını kapattığı için tetiği çekememişti.

Suikast girişimleri içinde en titizce planlanmış olanlardan biri, marangoz Georg Elser'e aitti. Elser, 1939 yılında Münih’teki Bürgerbräukeller birahanesinin bir sütununa, aylar süren bir çalışmayla zaman ayarlı bir bomba yerleştirdi. Elser'in planı kusursuzdu; ancak Hitler, o akşamki konuşmasını kötü hava koşulları nedeniyle kısa keserek salondan sadece 13 dakika önce ayrıldı. Patlama sonucunda 8 kişi öldü, ancak Hitler bir kez daha "şeytanın şansı" ile kurtulmuştu.



Zaman ilerledikçe Hitler’e olan muhalefet ordunun içine, yüksek rütbeli subaylara kadar sızdı. Kendilerine "Kara Orkestra" adını veren bu grup içinde Henning von Tresckow ve Hans Oster gibi önemli isimler vardı. 21 Mart 1943’te, Tümgeneral Rudolf von Gersdorff, Berlin’deki bir sergi ziyareti sırasında Hitler’le birlikte kendini havaya uçurmaya karar verdi. Ceketinin ceplerine yerleştirdiği fünyeleri ateşledi; ancak Hitler, sergiden beklenmedik bir şekilde hızla ayrılınca Gersdorff, patlamayı durdurmak için tuvalete koşarak fünyeleri etkisiz hale getirmek zorunda kaldı.

Aynı grubun bir başka denemesi ise havada gerçekleşti. Tresckow, Hitler’in uçağına iki şişe Cointreau likörü süsü verilmiş bir bomba yerleştirdi. Bomba uçağın kargo bölümüne konulmuştu ancak uçağın bagajındaki aşırı soğuk, fünyenin donmasına neden oldu ve düzenek ateşlenmedi. Komplocular, paketi fark edilmeden geri almayı başararak deşifre olmaktan son anda kurtuldular.

CLAUS VON STAUFFENBERG


Ancak en dramatik ve en bilinen girişim 20 Temmuz 1944'te yaşandı. Yarbay Claus von Stauffenberg, Doğu Prusya’daki "Kurt İni" (Wolfsschanze) karargahında yapılan bir toplantıya çantasında bir bombayla katıldı. Stauffenberg, çantayı masanın altına, Hitler’e yakın bir yere yerleştirip odadan ayrıldı. Büyük bir gürültüyle patlayan bomba odayı paramparça etti; ancak tesadüf eseri, bombanın bulunduğu çanta kalın bir masa ayağının arkasına itilmişti. Bu ağır ahşap ayak, Hitler’i patlamanın doğrudan etkisinden koruyarak sadece hafif yaralanmasına neden oldu.

Bu son büyük girişimin başarısızlığı, suikastçılar için feci bir son hazırladı. Berlin’deki darbe girişimi (Valkyrie Operasyonu) hızla bastırıldı. Stauffenberg ve arkadaşları aynı gece Bendlerblock'ta kurşuna dizildi. Hitler, bu olaydan sonra kendisinin "kader tarafından seçildiğine" daha da çok inanmaya başladı. Ancak kaynakların gösterdiği üzere, onu ölümden kurtaran şey ilahi bir müdahale değil, genellikle saniyelerle ölçülen tesadüfler ve beklenmedik hava değişimleriydi.