Vagus siniri, beyin ile birçok
organ arasında bağlantı kuran en uzun en karmaşık sinirlerden biridir. Latince
gezgin anlamına gelen vagus kelimesi, sinirin vücutta dallanarak izlediği uzun
yolu oldukça iyi anlatır. Bu geniş anatomik dağılım sayesinde vagus siniri ,
farklı organ sistemleri arasında önemli iletişim hattı oluşturur. Bu nedenle
çoğu zaman beyin ve organlar arasındaki bir süper otoyol olarak tanımlanır.
Biyoelektronik tıp ise bu
tedavinin temeli diyebiliriz, biyoelektronik tıp sinir ağları üzerinden
vücuttaki fizyolojik süreçleri düzenlemeyi amaçlayan bir araştırma ve tedavi
alanı olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşımda amaç yalnızca ilaçlarla biyolojik
mekanizmaları etkilemek değil aynı zamanda sinir sisteminin doğal iletişim ağını
kullanarak vücudun bozulan dengesini yeniden kurmak. Bu alanda en dikkat çekici
yöntemlerden teki vagus sinir uyarımıdır. Günümüzde epilepsi ve depresyon gibi
klinik hastalıklarda klinik olarak kullanılan bu yöntem migren, kronik ağrı,
yangı ile ilişkili hastalıklar bazı kalp hastalıkları ve çeşitli metabolik
bozukluklar gibi farklı hastalıklarda da etkili olabilecek bir yaklaşım olarak
görülüyor.
Vagus siniri, sinir hücrelerinin
ince uzantılarından oluşan çok sayıda sinir lifi içerir bu liflerin yaklaşık
%80'i vücudun farklı bölgelerinden gelen sinir sinyallerini beyne taşıyan
duygusal yani afferent liflerden oluşur. Kalp ritmi, mide doluluk durumu,
bağırsak hareketleri ve solunumla ilgili sinyaller bu lifler arayıcılığıyla merkezi
sinir sistemine iletilir geri kalan yaklaşık %20 lik bölümü ise merkezi sinir
sisteminden organları komut taşıyan motor, yani efferent liflerden oluşur Bu
lifler kalp atış hızının düzenlenmesi sindirim hareketlerini arttırılması ve
bazı salgı bezlerinin faaliyetlerinin kontrolleri gibi süreçlerde rol oynar bu çift
yönlü iletişim sayesinde , vagus siniri yalnızca bir iletim hattı değildir,
vücudun iç dengesinin sürekli izlenmesini ve gerektiğine yanıt oluşturulmasını
sağlayan aktif bir düzenleyicidir
Vagus sinir uyarımı ise günümüzde
farklı yöntemlerle uygulanabiliyor bu yöntemler cerrahi olarak yerleştirilen
implantlardan ameliyat gerektirmeyen taşınabilir sistemlere kadar değişiyor
cerrahi implant yönteminde vagus sinirinin boyundan geçen bölümünün etrafına
ince elektrotlar yerleştiriliyor bu elektrotlar göğüs bölgesine genellikle
köprücük kemiğin altına yerleştirilen kalp pili benzeri küçük bir cihaza
bağlanıyor cihaz belirli aralıklarla sinire düşük şiddette elektriksel uyarılar
gönderiyor uyarılar vagus siniri üzerinden beyine ve iç organlara iletilerek
sinir ağının etkinliğini düzenliyor ve bu sayede yukarıda bahsettiğimiz birçok
hastalığı tedavi için umut teşkil ediyor.
Sinir uyarımına alternatif
yöntemlerde aranıyor, elektriksel sinyaller yerine mekanik titreşim, manyetik
alan ve ışık gibi çeşitli şekillerde uyaranlar ile de sinir sistemine yönelik tedavilerde
çalışmalar devam ediyor.

